Fizyorad

Nöroloji sinir sistemi fizyolojisi ve hastalıkları ile ilgilenen tıbbi bilim dalıdır. Sinir sistemi; beyin, spinal kord (omurilik) ve periferik sinir sisteminden oluşur. Bu üç bölümden herhangi birinde gelişen ve cerrahi müdahale gerektirmeyen hastalıkların tedavisi nöroloji bölümü tarafından yapılır. Nöroloji, erişkin ve çocuk nörolojisi olarak iki ayrı branşa ayrılır. Nöroloji bölümümüzde uzmanlarımız tarafından poliklinik ve yatarak tedavi hizmetlerinin yanı sıra yoğun bakım gerektiren hastalıkların takibinde yoğun bakım hizmeti verilir.  

Nöroloji hangi hastalıklara bakar?
Beyin Damar Hastalıkları: Beyin damar hastalıkları kapsamında beyin kanamaları ve beyin damar tıkanıklıkları yer alır. İnme, halk arasındaki deyişiyle felç, beyin damarlarından birinin tıkanması ve beynin o bölgesinin beslenememesiyle oluşur ve çeşitli nörolojik tablolar şeklinde tezahür edebilir. Tıkanan damarın beslediği bölgelerde hücre ölümü gerçekleşir ve bölgeye göre vücudun bir tarafında kuvvet kaybı, konuşma kaybı, baş dönmesi, görme bozuklukları ve şuur kaybı görülebilir. Nöroloji uzmanları, Magnetik Resonanz Görüntüleme (MR) veya Bilgisayarlı Tomografi (BT) tetkiklerini kullanarak tıkanan damarı ve etkilenen bölgeyi tespit eder ve tedaviyi düzenler. Damar tıkanıklığı haricinde tansiyona bağlı beyin kanamaları, toplardamarların tıkanıklıklarına bağlı gelişen venöz hemorajiler de beyin damar hastalıkları arasında yer alır. Cerrahi olarak boşaltılmayı gerektirmeyen beyin kanamalarının takibi ve tedavisi de nöroloji uzmanları tarafından yapılır. Şuur kaybı gelişen, solunum veya kardiyak destek gerektiren olgular yoğun bakım ünitesinde, yoğun bakım desteği gerektirmeyen hastalar ise klinikte tedavi edilir.

Epilepsi: Sara krizi veya halk arasında nöbet geçirme olarak bilinen epilepsi hastalığı nöroloji birimi tarafından takip edilen hastalıklar arasındadır. En sık rastlanan epilepsi nöbet tipi kollarda ve bacaklarda istemsiz hareketler, şuur kaybı, ağızdan köpük gelmesi, idrar kaçırma ile ortaya çıkan jeneralize tonik klonik nöbetlerdir. Epilepsi takip ve tedavisinde öncelikli olarak kullanılan tetkik yöntemi EEG'dir. Epilepsi çocukluk çağında başlayabileceği gibi, nadiren de olsa erişkin çağda ortaya çıkabilir. Erişkin çağda ortaya çıkan nöbetlerde kişinin muhakkak bir nöroloji uzmanına başvurarak gerekli tetkiklerinin yapılması gerekir. Öncelikli olarak yapılması gereken tetkikler MRI ve EEG'dir. Epilepsi tedavisi, nöroloji uzmanları tarafından antiepileptik ilaçlarla yapılır. Hastanemizde gerek erişkin, gerekse çocuk EEG'si ve gerekli durumlarda Uyku EEG'si uygulanır. 

Baş ağrısı: Toplumumuzda yaygın olarak görülen şikayetlerin başında baş ağrısı gelir. Baş ağrısı tiplerinin arasında en sıklıkla migren ya da gerilim tipi baş ağrısı gelir. Hastanın şikayetlerine, baş ağrısının tipine göre tanı konulur. Baş ağrısının tanı ve tedavisi nöroloji birimi tarafından yapılır. Genellikle anamneze göre ya da nöroloji uzmanının gerekli gördüğü durumlarda MR ya da BT gibi görüntüleme yöntemlerine başvurularak hastaların tedavisi düzenlenir. 

Bunama (Demans): Genç yaşlarda görülen unutkanlık şikayetinin en sık rastlanan sebebi depresyon olmakla birlikte, insan ömrünün uzaması nedeniyle toplumda demans görülme oranı gittikçe artmaktadır. İleri yaşta görülen demansın en yaygın sebebi Alzheimer hastalığıdır. Unutkanlık ile başlayan şikayetler, bilişsel aktivitelerde azalma, düşünce bozuklukları, günlük aktiviteleri yapmakta zorluk, yemek yemeyi reddetme, içine kapanma gibi şikayetlerle ilerler. Alzheimer hastalığı haricinde beyin damarların yapısındaki bozukluklara bağlı olarak da bunama görülebilir. Bu hastalıkların takip ve tedavisi nöroloji uzmanları tarafından yapılır.

Hareket Bozuklukları: Hareket bozuklukları en sıklıkla Parkinson hastalığı olmak üzere distoni, esansiyel tremor, diskineziler, huzursuz bacak sendromu gibi hastalıkları barındırır. Ellerde titreme, istemsiz hareketler, yüzde ifade kaybı, yürüme bozuklukları ile karakterize Parkinson hastalığının tanı ve tedavisi nöroloji birimi tarafından yapılır. Parkinson hastalığı haricinde ellerde titreme, başta sarkaç gibi sallantı, bacaklarda geceleri ortaya çıkan istemsiz hareketler, yanma gibi şikayetleriniz varsa nöroloji birimlerine başvurarak gerekli tedaviler ışığında şikayetlerinizden kurtulabilirsiniz. 

Uyku Bozuklukları: Artan stres kaynaklarıyla birlikte uyku bozuklukları günümüzde en sık rastlanan sağlık problemlerinden biri olmaya başlamıştır. Horlama, uyku apnesi (uyku sırasında nefes kesilmesi) gibi patolojiler geceleri uykunuzun kalitesini bozarak yetersiz uyku alımına ve sürekli yorgunluk hissine sebep olabilir. Bu durumların değerlendirilmesinde muhakkak yapılması gereken Polisomnografi (uyku testi) gerek evde gerekse hastane ortamında yapılabilir. Hem uyku değerlendirilmesinde hem de bazı epilepsi tiplerinin tanısında kullanılan uyku EEG'si de nöroloji biriminde uygulanır. Horlamaya bağlı uyku bozuklukları tedavisindeki seçeneklerinden olan CPAP, BPAP ve ASV titrasyonu hastanemizde uygulanır. Eğer horlama ya da yakınlarınız tarafından fark edilen uyku apnesi şikayetiniz varsa ya da uykuya dalmakta zorluk yaşıyor veya aşırı uyuduğunuzu düşünüyorsanız nöroloji bölümünden randevu almayı ihmal etmeyiniz. 

Demiyelinizan hastalıklar: Miyelin, kılıf sinir hücrelerini kaplayan ve sinir sisteminin fonksiyonunu devam ettirebilmesi için şart olan yalıtkan bir maddedir. Bu maddenin kaybına bağlı olarak kaybın geliştiği sinir hücrelerinin fonksiyonlarına göre çeşitli nörolojik bulgular ortaya çıkar. En sık görülen demiyelinizan hastalık Multiple Skleroz (MS) hastalığıdır. MS ataklar halinde seyreder. Ataklardan sonra şikayetler azalabilir, kaybolabilir ya da kalıcı hasarlar gelişebilir. Atak tanısı hastada yeni ortaya çıkan nörolojik hasarlara ek olarak MR'da izlenen kontrast madde tutan plakların varlığıyla konulur. Atak tedavisi haricinde hastaların atak geçirmesini engelleyecek muhtelif koruyucu tedavi seçenekleri de mevcuttur. MS kronik bir hastalık olup takip ve tedavisi nörologlar tarafından yapılır. MS haricinde nöromyelitis optica (NMO), Devic hastalığı gibi nadir görülen diğer demiyelinizan hastalıklar da mevcuttur. 

Kas Hastalıkları: Kas hastalıkları arasında en sık görülen otoimmün hastalık Myastenia Graves, en yaygın rastlanan genetik geçişli hastalık ise Duchenne Müsküler Distrofi'dir. Bu hastalıklarda sinir-kas iletiminde bozukluklar olduğu için kaslarda incelme, kas kütlesinde azalma ve kas kasılmasında bozukluk görülür. Myastenia Graves en sıklıkla göz kaslarını tutar. Göz kapağında düşme, göz kaslarında zayıflığa bağlı görme bozuklukları ve çift görme, çiğneme ve yutma güçlüğü ve ileri dönemlerde de kol ve bacak kaslarında zayıflamalar izlenir. Bu hastalıkların da tanı ve tedavisi nöroloji bölümü tarafından yapılır.
Bu hastalıkların yanı sıra vertigo (baş dönmesi), yüz felci, yüz ağrıları, diyabete bağlı sinir hasarı (diyabetik polinöropati) gibi hastalıkların teşhis ve tedavileri de nöroloji bölümü tarafından gerçekleştirilir. 

Nöroloji Bölümünde Yapılan Başlıca Tetkikler Nelerdir?
Nöroloji hekimleri, sinir sisteminin tüm bölümlerini ve sinir- kas hastalıklarını ilgilendiren oldukça geniş bir hastalıklar grubunun teşhis, takip ve tedavisi ile ilgilenirler. Bu hastalıkların teşhisinde ve takibinde sinirsel iletileri ölçen tetkiklere ve görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Hastanelerimizdeki nöroloji kliniklerinde uygulanan tetkiklerden bazıları şunlardır:

Polisomnografi (Uyku Tetkiki) (Hastane ve Evde): Uyku bozukluklarının tanısında kullanılan polisomnografi testi yani uyku testi gerek hastanede gerek evde uygulanır.

• EEG (Çocuk-Büyük, Uyku-Uyanıklık): Epilepsi ve bazı diğer hastalıkların teşhisinde ve takibinde kullanılan EEG testi çocuklarda ve erişkinlerde uygulanabilir.

• EMG (Çocuk-Büyük): ‌Sinir-sinir, sinir-kas arasındaki bağlantılar elektriksel iletimle gerçekleşir. ‌Elektromyelografi (‌EMG) testi sinirler ve ‌sinirler-kaslar arasındaki bağlantılardaki bozuklukları ölçmeye yarayan bir ‌elektrofizyolojik test olup nöroloji uzmanları tarafından uygulanır. En sık kullanıldığı alanlar ‌Karpal Tünel Sendromu gibi tuzak ‌nöropatiler, bel, boyun fıtıklarında sinir hasarının gösterilmesi, kas hastalıklarında ‌sinir-kas iletimindeki bozuklukların gösterilmesi, yüz felci, ‌diayebete bağlı ‌polinöropati, ‌ALS veya ‌Guillain ‌Barre gibi motor nöron hastalıklarının tanı ve tedavisidir. Oldukça kompleks bir test olan EMG'yi uygulamak için uzun süreli eğitimden geçmek gerekir. ‌‌

•Uyarılmış Potansiyeller: Bazı hastalıkların tanısında kullanılan SSEP (Somatosensoriyel Uyarılmış Potansiyel), VEP (Vizüel Uyarılmış Potansiyel), BERA (İşitsel Uyarılmış Potansiyel) gibi testler belli bölgelerden verilen elektrik akımınına sinir sisteminin yanıtı ölçülerek yapılır. 

KLİNİK     NÖROFİZYOLOJİ
Klinik Nörofizyoloji, vücutta süregiden biyoelektriki eylemlerin merkezi ve çevresel (periferik) sinir sistemi düzeyinde gözlemlenmesi ve kayıtlanması ile uğraşan bir tıbbi üst uzmanlık alanıdır. 

Bu uzmanlık alanının sağladığı hizmetler; hem sinir sistemi hastalıklarının tanısında hem de Göz Sağlığı ve Hastalıkları, Üroloji, Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları, Ortopedi ve Travmatoloji, Göğüs Hastalıkları, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Beyin ve Sinir Cerrahisi gibi birçok farklı tıp dalını da ilgilendiren tanısal yöntemlerin kullanımını  mümkün kılmaktadır.  Klinik Nörofizyolojik yöntemler basit laboratuvar incelemelerinin ötesindedir ve Klinik Nöroloji disiplininin bir uzantısı şeklinde kabul edilmektedir. Bu teknikler; beyin, omurilik, çevresel sinirler, kaslar, göz, kulak, cinsel işlevler ve deriden elde edilebilen biyoelektriki potansiyellerin kayıtlanması ve yorumlanmasına dayanır.  Elde edilen veriler; kayıtlama yeri, şekli ve zaman dağılımı (chronobiology) gibi değişkenlerin dikkate alınması ile hasar tipinin yeri, doğası ve yayılımı gibi özellikler konusunda bir saptama yapılabilmesini sağlar. Klinik Nörofizyoloji, tedaviden çok “tanı”  üzerine yoğunlaşmış bir bilim dalıdır. Angloamerikan ülkelerinde nörolojinin bir üst uzmanlık alanı iken, kıta Avrupası ülkelerinde bağımsız bir uzmanlık dalı olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde Nöroloji branşının bir üst uzmanlık alanı olarak tescil edilmiştir.

Tanı yöntemleri nelerdir?
1. Elektromiyografi (EMG)
Kas hastalıkları ya da kaslarda hasarlanmaya yol açan tıbbi süreçlerin incelenmesinde kullanılan yöntemler.

2. Elektronörografi (ENG)
Periferik sinir hastalıkları ya da trafik kazaları, dış ya da iç hasarlayıcı etmenlerin doğurduğu sinir tahribatlarının tanısında kullanılan yöntemler.

3. Elektroensefalografi (EEG)
Beyindeki endojen elektriki aktivitenin kayıtlanması yoluyla merkezi sinir sitemi işlevlerini etkileyen hastalıkların tanısında kullanılan yöntemdir.

4. Uyarılmış potansitel incelemeleri (UP, EVOKED POTENTIALS)
Görme (neurovisual), işitme (neurootologic), cinsel işlevler (neurourologic), periferik sinir ve omurilik iletim bozukluklarında yer belirleme gibi ya iletim sistemi kusurlarının doğasını araştıran yöntemler; görsel uyarılmış potansiyeller (GUP, VEP), beyin sapı işitsel uyarılmış potansiyelleri (BSUP, BAER), sempatik deri yanıtları, bulbocavernous refleks, pudendal SEP, motor uyarılmış potansiyeller (MEP), somatosensoryel potansiyeller (SSEP).

5.Polisomnografi (PSG)
Uyku sırasında hastanın birçok biyoelektriki aktivitesi ile görüntüsünün daimi olarak kayıtlanması işlemidir ve Uyku Laboratuvarı’nda yapılır. Uyku Laboratuvarı, hastaların uyku ile ilgili kaydedilebilir tüm verilerinin bilgisayara kaydedildiği bir ileri inceleme merkezidir. Ev ortamı hassasiyetinde ve hastalar için özel olarak oluşturulan odada hasta uyurken; gece boyu izlenir ve kamera ile tüm hareketleri kayıt altına alınır. Uyku Laboratuvarı’nda hastanın, tüm gece boyu beyin elektrosu kaydı (EEG), göz hareketleri kaydı (EOG), çene ve kas hareketleri (çene EMG), yatış pozisyon kayıtları, solunumla burundan giren hava akımı, solunum esnasındaki göğüs ve karın areketleri, kan oksijen seviyesi, kalp grafisi (EKG), bacak kas kasılmaları elektrosu (bacak EMG) kaydı yapılır. Bu kayıtlar daha sonra incelenerek öncelikle hastanın kişisel uyku ritmi değerlendirilir. Bir sorun varsa bu durum ayrıntılı olarak tekrar değerlendirilir ve bir tedavi programı belirlenir.

6. Ameliyat esnasında nörofizyolojik gözlemleme ve kayıt
Cerrahi girişimler sırasında hastalarda istenmeyen nörolojik hasarların gelişimini engelleyebilmek için ameliyat sırasında nörofizyolojik ölçüm ve kayıtlamalar yapma cerrahi gereken durumlarda tedbir alması için uyarma işlemleridir.Uyarılmış potansiyeller SSEP, GUP, BSUP, MEP,EEG ve EMG tekniklerinden yararlanılarak omurilik, beyin periferik sinirler, görsel ve işitsel yolakların salimliğinin korunmasını sağlar.